Ayasuluk Tepesi Kazıları Başladı
16 July 2008İzmir’in Selçuk ilçesinde bulunan antik dönem, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ışık tutan önemli tarihi yerleşim alanı Ayasuluk Tepesi’ndeki kazı çalışmalarının bu yılki bölümü başladı.
İzmir’in Selçuk ilçesinde bulunan Ayasuluk Tepesinde, aynı adlı kaleyle Saint Jean Bazilikası ve İsabey Camisi yer alıyor.
Kale, 7′nci ve 8′inci yüzyıllarda Arap akınlarından şehrin korunması için yapılmıştır. Saint Jean tarafından yazılan İncil’in kaleme alındığı yer olarak kabul edilen bazilikanın etrafını çevreleyen çok sayıda kule ve onları birbirine bağlayan surdan oluşan kale, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde de onarılarak kullanılmıştır.
Kesme taş ve moloz taştan inşa edilmiş olan kalenin, 3 girişi bulunuyor. Bunlardan en görkemlisi olan Efes Antik Kenti’ne yönelik olanıdır.
Ayasuluk Tepesi ile Selçuk’ta yeni bir tarihi gezi güzergahı oluşturması planlanan Artemision ise Helenistik çağdan beri dünyanın 7 harikasından biri olarak kabul edilmiştir.
Efesliler tarafından bir Anadolu inanışı olarak bakir doğa tanrıçası Artemis adına yapılan tapınak, depremlerle yıkılmış ve bugün sadece temel kalıntıları bulunmaktadır.
Ayasuluk Kalesi, Saint Jean Bazilikası ve İsabey Camisinin bulunduğu tepedeki kazılar, Pamukkale Üniversitesi öğretim üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Mustafa Büyükkolancı başkanlığındaki kazı heyeti tarafından yürütülüyor.
Ayasuluk Tepesi ve Saint Jean Anıtı Kazı Başkanı Büyükkolancı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Ayasuluk Tepesindeki kazı ve onarım çalışmalarına ilk olarak Efes Müze Müdürlüğü tarafından 1960 yılında başlandığını hatırlattı.
Bölgede daha sonra kendisinin de kazı ekibinde yer aldığı 1975-2006 yıllarında ikinci dönem kazı çalışmalarının yapıldığını anlatan Büyükkolancı, 1990 yılına kadar Saint Jean Anıtı ve çevresindeki Selçuklu öncesi dönemi yapılarıyla sur duvarlarında devam eden kazı ve onarım çalışmalarının, bu tarihten sonra eski Efes kalıntılarına yöneldiğini ve kale çevresinde yapılan sondajlarda M.Ö. 3 bin yıllarına uzanan ilk Efes’in bir bölümünün buradaki varlığını belgeleyen eserlerin bulunduğunu anlattı.
Yrd. Doç. Dr. Büyükkolancı, kazıların 2007 yılından itibaren Bakanlar Kurulu izniyle Pamukkale Üniversitesi’nce yapıldığını belirterek, şunları söyledi:
“Ayasuluk Tepesi’ndeki 2008 yılı kazı ve onarım çalışmaları 29 Ağustos’a kadar devam edecek. Kazılar bu yıl daha geniş bir ekiple yapılacak ve geçen yıl başlanan çalışmalar sürdürülecek.
Bu yıl özellikle kalenin batı yanındaki sur duvarlarının onarımı işine ağırlık vereceğiz. Şartlar uygun olursa amacımız, 5 yıl içinde kaleyi arkeolojik bir park haline getirebilmek ve ziyarete açmaktır.”
Ayasuluk Tepesi kazılarıyla temel hedeflerinin, Efes Antik Kenti’ni görmek üzere Selçuk’a gelen ziyaretçiler için yeni bir gezi güzergahı oluşturmak olduğunu dile getiren Büyükkolancı, kazı ve onarım çalışmalarının bu yılki bölümünün Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından sağlanan 10 bin YTL’lik işçi ödeneğinin yanı sıra Selçuk Belediyesi’nin kalede yapılacak acil onarımlar için sağlayacağı destekle yürütüleceğini bildirdi.
Kaynak: CnnTurk
2400 Yıl Sonra Canlandırıldı
04 July 2008İzmir Kültür Sanat Eğitim Vakfı (İKSEV) tarafından bu yıl 22′ncisi düzenlenen Uluslararası İzmir Festivali’nde Yunan tragedyasının en büyük isimlerinden Euripides’in ”Phaethon” tragedyasının dünya prömiyeri yapıldı.
Efes Antik Kenti’ndeki prömiyer öncesinde bir konuşma yapan Yunanistan Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Teodoros Kassimis, Antik Yunan Tiyatrosu’nda ilk defa bir oyunun sergilendiğini belirtti. Teodoros, “Bir zamanlar bizi birleştiren Ege Denizi’nde düşünce ve duyguların bir arada olması bizim doğamızdır. Bizi birleştiren bunca şey varken bizleri ayıran çok az şeye önem vermeyelim. Birlikte mutlu olalım” dedi.
Festival bünyesinde 2001 yılından bu yana ”Türk Yunan Sanat Buluşmaları” adı altında önemli etkinliklere imza atıldığını ifade eden İKSEV Başkanı Filiz Eczacıbaşı Sarper, ”8 yıldır sürdürdüğümüz Türk-Yunan Sanat Buluşmalarına büyük önem veriyoruz. Bu buluşmalar aynı denizin iki kıyısını, ortak sanat beğenilerini ve ortak bir kültürü paylaşan iki halkın dostluğunu pekiştirmiştir” diye konuştu.
Efes Celcus Kütüphanesi’ndeki gösterimde “Phaeton” yazılışından 2 bin 400 yıl sonra ilk kez sahnelendi.
Mısır’da 1860 yılında bulunan üç mumyanın sarılı olduğu bezlerin aslında İskenderiye Kütüphanesi yangınından arta kalan, Euripides’in orijinal el yazma papirüsleri olduğunun belirlenmesi, tiyatro dünyasını heyecanlandırmış, ancak yazmaların restorasyonu çok uzun ve zahmetli olmuştu.
Yazmalar üzerinde süren çalışmalar, Euripides’in ”Phaethon”un da aralarında olduğu üç tragedyasının gün ışığına çıkmasını sağlamıştı.
Nikos Charalambous’un yönettiği tragedyanın “Dorion Phos” bölümünün yönetmenliğini aynı zamanda antik papirüsleri restore eden ve birleştiren önemli tiyatro adamı Melandris üstlendi. Yunanistan’da ve Avrupa’da çok sevilen ve fiziki görünüşü nedeniyle ülkesinde “Apollon” lakabıyla tanınan Mario Frangoulis ise tragedyada “Tanrı Apollon”u canlandırdı.
“Phaethon” tragedyasından sonra müzikli şiirsel eser “Apollon-Dorion Phos” başlıklı gösteri yapıldı.
Kaynak: CnnTurk-HaberTurk
Dolmabahçe Saat Kulesi Onarılacak
24 June 2008Dolmabahçe Sarayı’nın bahçesindeki saat kulesinin restorasyonunu İtalyanlar yapacak.
Restorasyon çalışmaları için dün TBMM’de protokol imzalandı. İtalya’nın Ankara Büyükelçisi Carlo MARSİLİ, bu protokolün iki ülke arasındaki mükemmel ilişkilerin bir parçası olduğunu kaydetti.
Restorasyon çalışmalarını yürütecek Assorestauro şirketinin Başkan Yardımcısı Caterina GİOVANNİNİ de bunun gibi girişimlerin, Türkiye’nin zengin sanatsal ve mimari mirasının daha da değerlenmesine ve İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti etkinliğine katkıda bulunacağına olan inancını dile getirdi.
Kaynak
Hürriyet Gazetesi / 24 Haziran 2008
Sakıp Sabancı Müzesi, çocukları sanat dolu bir eğlenceye ve müzeciliği öğrenmeye çağırıyor!
5’er günlük bir çalışmaya katılan çocuklar, onlara verilen konularda sanat eserleri üretecek ve kendi eserlerini, gerçek bir galeride sergilemek için, gerçek birer müzeci gibi çalışacaklar.
Sergilemeyi, bilgilendirmeyi, korumayı, yenilemeyi, tanıtımı ve iletişimi çocukların yapacakları organizasyona misafir olmak ve küçük müzecilerle büyük gurur duymak isteyen tüm anne babaları bekliyoruz.
Yaş Grubu ve Seanslar
8 – 10 yaş 14.00 – 17.00
11 – 12 yaş 10.00 – 13.00
Tarihler ve dönemler
Aşağıdaki dönemlerden birini seçebilirsiniz.
1. dönem
30 Haziran Pazartesi - 4 Temmuz Cuma ATLA GEÇMİŞE SEYAHAT
2. dönem
7 Temmuz Pazartesi - 11 Temmuz Cuma BOĞAZİÇİ’Nİ YENİDEN TASARLAMAK
3. dönem
14 Temmuz Pazartesi– 18 Temmuz Cuma HAT SANATINDA KÜÇÜK PARMAKLAR
4. dönem
21 Temmuz Pazartesi – 25 Temmuz Cuma BİR KÖŞK YAPMAK
5. dönem
28 Temmuz Pazartesi - 1 Ağustos Cuma ATLA GEÇMİŞE SEYAHAT
6. dönem
4 Ağustos Pazartesi - 8 Ağustos Cuma BOĞAZİÇİ’Nİ YENİDEN TASARLAMAK
7. dönem
11 Ağustos Pazartesi – 15 Ağustos Cuma HAT SANATINDA KÜÇÜK PARMAKLAR
8. dönem
18 Ağustos Pazartesi – 22 Ağustos Cuma BİR KÖŞK YAPMAK
Etkinliklere katılım ücretsizdir. Grup sayısı 15 ile sınırlı olduğundan rezervasyon yaptırmalısınız.
Kayıt ve bilgi için: 0216 367 84 37
Programlar hakkında daha fazla bilgiye ihtiyaç duyuyorsanız;
ATLA GEÇMİŞE SEYAHAT
Bu çalışmada çocuklar Sakıp Sabancı Müzesi’nin, eski adıyla Atlı Köşk’ün, atının hikâyesinden yola çıkarak çeşitli at mitolojileri ve efsanelerini öğrenecek, hatta canlandıracaklar. Her gün resim, heykel, baskı gibi bir sanat türü ile düşsel atlar yaratacak ve kendi yarattıkları eserleri bir müze ortamında sergileme ve izleyiciye anlatma deneyimi yaşayacaklar.
BOĞAZİÇİ’Nİ YENİDEN TASARLAMAK
Bu çalışmaya katılan çocuklar İstanbul’u İstanbul yapan Boğaziçi ile tanışacaklar. Boğazın rengini, ağacını, çiçeğini, yalısını, kayığını fark edip; kendi hayallerinde yeniden tasarlayacaklar. Bu tasarımlar yine onların hazırladıkları sergide gerçek bir Boğaziçi öyküsüne dönüşecek.
HAT SANATINDA KÜÇÜK PARMAKLAR
Hat sanatının inceliklerini tüm şaşırtıcı ve eğlenceli yönleriyle öğrenecek olan çocuklar, gerçek hat malzemelerini de deneyimleyecekler. Farklı materyaller üzerine hat çalışmaları yapacak, kendi tuğralarını yaratacak, hattat ve tuğrakeş olacaklar. Kendi hat sergilerini yine kendi tarzlarında yaratarak herkesi şaşırtacaklar.
BİR KÖŞK YAPMAK
Bu çalışmada çocuklar, tarihi değere ve incelikli bir güzelliğe sahip eski İstanbul evlerini tanıyacaklar. Köşk, konak, yalı, kasr, saray arasındaki farkları öğrenerek Atlı Köşk’ü başka bir bilinçle gezecekler. Kendi minyatür köşklerini hazırlayarak, her gün yeni bir şey ekleyecekler. Belki eski köşkler kadar ihtişamlı, süslü, yaldızlı, göz alıcı, mağrur olacak; belki de onların köşkleri çocuk sadeliği ile bezenmiş yaratıcı bir oyuna dönüşecek. Bunu bilmek için kendi köşklerini anlatacakları sergiye gelmeniz gerekecek.
Avrupa Kültür Başkenti Yürütme Kurulu Başkanı Nuri ÇOLAKOĞLU’nun katıldığı HaberTürk’ün Kültür Sanat Programı FİHRİST’in 12 Haziran 2008 tarihli yayını.
İstanbul neden dört elementin kenti?
Avrupa Birliği sürecindeki Türkiye’ye İstanbul’un kültür başkenti olması neler kazandıracak?
Restorasyon sürecine dahil olan tarihi mekanlar/eserler 2010 yılına kadar yetişecek mi?
Trafik sorunu 2010 Avrupa Kültür Başkenti olma sürecinde İstanbul’u nasıl etkileyecek?
İstanbul 2010’a ne kadar hazır?
2010’dan sonra neler olacak? gibi merak edilen sorulara bu videoda ilk ağızdan cevaplar bulacaksınız. İzlemenizi öneririm.
Müze Kart
19 June 2008Artık Müzeleri rahat rahat gezebileceğiz. Sadece bir kart göstereceğiz ve cüzdanımızı çıkarmamıza gerek kalmayacak.
Aslında bunun zorluğunu çok çektim. Arkeolog olmama rağmen her defasında parayla giriyorum müzelere. Topkapı Sarayı’nı gezmek için 10 YTL, Harem bölümü için de ayrıca 10 YTL ücret ödemek gerektiği göz önüne alındığında bu kart oldukça avantajlı. 1 yıl için yalnızca 20 YTL ödeyerek, müzeleri ücretsiz gezebileceğiz.
Çok gecikmiş bir uygulama belki ama sonunda oldu. Niye eserlerimizi görmek için yabancı turistle aynı parayı ödediğimizi bir türlü anlayamamıştım zaten. Bu nokta Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Ertuğrul Günay’ın da dikkatini çekmiş ve öncelikli hedefimiz, kültür ve tarih konusundaki zenginliklerimizi kendi insanımıza tanıtmak deyip, sıvamış kolları.
Sonuç itibariyle, DOSİMM ve Müze-Anıtlar Genel Müdürlüğü’nün ortaklaşa hazırladığı ve TÜRSAB’ın sponsorluğuyla hayata geçen projeyle 20 YTL ödeyerek ‘müze kart’ çıkaracak her Türk vatandaşı, bir yıl boyunca Kültür Bakanlığı bünyesindeki yaklaşık 300 müze ve ören yerini ücretsiz gezebilecek.
‘Müze kart’, müze ve ören yerleri gişeleri ile ‘http://www.muzekart.com’ adresinden temin edilebilecek.

