Samsun’un Vezirköprü ilçesi Oymaağaç Köyü sınırlarındaki Oymaağaç Höyük’te geçen yıl başlatılan ve Hititler’in dini merkezi Nerik’in izlerini bulabilmek için yapılan kazıların bu yılki bölümünün ağustos ayında başlatılacağı ve ekim ayına dek süreceği bildirildi.

Kazıları Almanya’nın Freie Üniversitesi ve Bilkent Üniversitesi’nden 20 kişilik bir ekiple sürdüreceklerini belirten Czichon, Hititler’in kutsal kenti Nerik’in izlerini aradıklarını belirtti.

Kazılara başlamadan önce 2006 yılında yaptıkları yüzey araştırmasında ve jeomagnetik haritada toprak altında bir mabede rastladıklarını ve kazılarla bu mabedi ortaya çıkarmaya çalıştıklarını anlatan Czichon, söz konusu binanın güneyinden başlatılan kazılarda yapının kerpiçten yapılmış bir duvarını ortaya çıkardıklarını söyledi.

Kazıda ayrıca dini törenlerde kullanılan küçük kaplar ve höyüğün üstünde Roma dönemine ait olduğu düşünülen mezarlar bulduklarını kaydeden Czichon, mezarlardan çıkarılan 63 insan iskeletinin Hacettepe Üniversitesi antropologları tarafından incelenmeye alındığını bildirdi.

Nerik’in Hititlerin en önemli dini merkezi olduğuna inanıldığını ve bu merkezi bulmaya çalıştıklarını belirten Czichon , şunları kaydetti: “Mabette çivi yazılı arşivleri ve seramik mühürleri bulacağımızı düşünüyoruz. Geçen yıl Hititologumuz Prof. Dr. Jörg Klinger Oymaağaç’a geldi ve bulunan bir tablet üzerinde “Nerik’in hava tanrısı için bir fedakarlık” kısmını okuyabildi. Bu tablet bizim için çok önemli, çünkü ilk defa “Nerik”, yani Oymaağaç Höyüğün tahmin edildiği Hitit ismi, geçiyor.

Nerik’in Hititler’in kutsal şehri olarak bilindiğini hatırlatan Czichon, daha sonra şu bilgileri verdi: “Hitit İmparatorluğu’nda krallar tahta çıkmadan önce Nerik’e gelir ve Hititler için Gök Tanrıya ibadet ederlerdi. Oymaağaç Höyük, Zalpa ülkesi içindedir. Eğer Oymaağaç Höyük’te Asur ticaret kolonileri ya da eski Hitit tabakaları içinde çivi yazılı tabletler bulursak belki Hitit İmparatorluğu’nun kuruluş dönemini tarihsel kanıtlar ile aydınlatabiliriz.

Kaynak: CnnTurk

Yazının Etiketleri: , , , , , , , , , , , ,

Bir dergi için Neanderthallerin konuşup, konuşamadığını araştırmıştım geçtiğimiz aylarda. Bilim adamları, “Neanderthal”lerin sesini, fosiller ve bilgisayar yardımıyla ilk kez canlandırmayı başarmış.

Florida Atlantik Üniversitesinden antropolog Robert McCarthy, bu insanların nasıl ses çıkardığını bulmak için ses yollarını yeniden yapılandırdı. Bu çalışmanın sonunda, ilk insanların konuştuğu, ancak bizden farklı ses çıkarttıkları saptandı. Bilim adamları, özellikle bu insanların, modern insanların birbirlerini daha rahat anlamalarına imkan sağlayan sesli harfleri kullanmadığını keşfetti. Buna örnek olarak da ilk insanların, dinleyicinin bir kelimedeki ses vurgusunu ayırt etmesine yardımcı olacak “e” gibi sesli harflerden yoksun oldukları gösterildi.

Fransa’dan bulduğu fosillerle bu çalışmasını yapan McCarthy’nin, şimdi “tam bir ilk insan cümlesi” canlandırmayı hedeflediği belirtildi.

Kaynak

Yazının Etiketleri: , , , , , , ,

TBMM Plan Bütçe Komisyonunda kabul edilen bir yasa tasarısı ile İstanbul’da benzin ve motorinin litre fiyatına 1.5 yeni kuruş zam geliyor. İstanbullu, 3 yıl boyunca zamlı benzin ve motorin kullanmak zorunda kalacak.

Tasarı ile İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti kapsamında yapılacak harcamalara kaynak sağlamak amacıyla fon oluşturuluyor. 3 yıl boyunca sürecek uygulamadan, Fona 750 milyon YTL kaynak sağlanması öngörülüyor. Fonda toplanacak gelirlerin öngörülen harcamaları karşılamaması durumunda Maliye Bakanlığının 2008 bütçesinden 250 milyon YTL’ye kadar ödenek aktarılacak.

Kaynak

Yazının Etiketleri: ,

Tıp Aletleri

Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi Sanat Galerisi, Anadolu’da bulunan antik tıp aletlerinin yer aldığı sergi ile açılıyor. Sanatseverlerin buluşma noktaları arasında yerini alacak olan galeride, 29 Mart - 30 Mayıs tarihleri arasında “Tanrısal Gücün Elçileri: Antik Çağda Tıp Aletleri” sergisi gezilebilecek.

Türkiye’de “bir hastane içinde kurulan ilk sanat galerisi” olma özelliği taşıyan VKV Amerikan Hastanesi Sanat Galerisi, Tunç Devri ve Roma dönemine ait 200’ün üstünde parça eserin sergileneceği “Tanrısal Gücün Elçileri: Antik Tıp Aletleri” sergisine ev sahipliği yapıyor.

Tıpta kullanıldığı tahmin edilen araçlar ve insanların kişisel bakımları için (güzellik veya temizlik) kullandıkları aletlerden oluşan sergide yer alan eserler arasında kaşıklar (hem ilaç ölçeği hem de küret olarak kullanılıyor), kulak sondaları (kulak içindeki yaraların, yabancı cisimlerin ve kulak kirlerinin temizlenmesinde ve çıkartılmasında kullanılıyor), cerrahi aletler (cımbız, bistüri / bıçak, küret / problar, dağlama aletleri), merhem sürücüler, bakım setleri ve iğneler yer alıyor.

VKV Amerikan Hastanesi Sanat Galerisi’nde sergilenecek olan ve hemen hemen hepsi Erken Tunç Devri ve Roma dönemine ait eserlerin en ilginçlerinden biri de Tanrı Bes heykelciği. Bir Mısır tanrısı olan koruyucu Tanrı Bes, Mısırlılar’dan başlayıp Roma dönemine uzanan ve halen az gelişmiş toplumlarda kötü ruhları kovduğuna inanılan bir figür. Sergilenen bu eser Batı Anadolu’da bulunmuş ve Roma dönemine ait.

Kolleksiyonun sahibi Prof. Dr. Erdoğan Yalav, eserlerin Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi Sanat Galerisi’nde sergilenme sebebini “bir mesleğin geçmişini bilmeden içinde bulunduğumuz bilimi geliştiremeyiz” diyerek özetliyor. Prof. Dr. Yalav: “Geçmişi bilmek, nereden gelip nerelere vardığımızı görmek, insanların neler çektiklerini, ağrıyı nasıl yok ettiklerini öğrenmek adına bu eserleri sanatseverlerle paylaşmak istedik” diyor.

Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi Sanat Galerisi’ndeki “Tanrısal Gücün Elçileri: Antik Çağda Tıp Aletleri” sergisi Pazar günleri hariç 11:00-19:00 saatleri arasında gezilebilecek.

Adres
Güzelbahçe Sokak, No: 20 Nişantaşı

Ulaşım haritası için tıklayınız
http://www.amerikanhastanesi.com.tr/flash/harita.html

Kaynak

Fotoğraf

Yazının Etiketleri: , , , , , , , , , , , , , , ,

ParkeoLogos 6

30 March 2008

ParkeoLogos__

Emporion

Antik Yunan’da kıyılarda kurulan Pazar yerleri. (Antikçağ’daki diğer Pazar yerleri ile ilgili yazıma buradan ulaşabilirsiniz.) 

Horos

Izgara planının uygulandığı şehirlerde çeşitli bölgeleri gösteren sınır taşlarına verilen isim.

Kotyle

Sıvıları ölçmek için kullanılan antik kap.

Louterion

Cenaze merasimleri gibi dini amaçlı kullanımı olan siyah figür tekniğinin başlangıcında görülen, bazen konik ayaklı, içinden su fışkıran leğendir.

Polymyksos

Birden fazla fitili olan kandil. (Kandiller ve Antikçağ’da aydınlatma araçları ile ilgili yazıma buradan ulaşabilirsiniz.) 

Kaynak

SALTUK, Secda, Arkeoloji Sözlüğü, İstanbul.

 

Yazının Etiketleri: , , , , , , , , , , , , , ,

Antikçağ’da Aile

28 March 2008

greeklife-copy.jpg

Aile sosyal yapılanmanın temelidir. Bu yapılanmanın kendisi de dine dayalıdır. Birtakım dinsel törenler yaşamın her anına eşlik eder.

Düğünden önce genç kız oyuncaklarını Aphrodite’ye veya Artemis’e adar. Nişanlılar törensel olarak yıkanırlar. Düğün alayı, başında mersinden taç, flüt çalan genç bir adam tarafından yönlendirilir; bir çocuk da içinde davetlilere dağıtacağı adanmış ufak ekmekler bulunan sepeti taşır.

Nişanlanma Hera’ya, Moiralara yani Kader Tanrıçalarına ve Zeus’a verilen sözdür. Evlenme Ocak Tanrıçası Hestia için bir kültün daha başlangıcı demektir. Genç çift aile sunağı üzerinde ona yeni bir ateş yakarlar. Bu sunak ailenin dinsel yaşantısının merkezidir. Yeni köle, mutluluk dileğiyle başından kuru incir, ceviz ve buğday dökülürken ocağın yanına oturur. Doğumlarda bebek ocağın etrafında koşularak dolaştırılır ve sonra dualar edilerek çocuğun üzerine kutsanmış su serpilir.

Evin kapısında bir Apollon, bir Hermes ya da bir Hekate nöbettedir. Hekate bir doğum veya ölümden sonra aileyi arındırır ve kötülüklerle hayaletlerden korur. Evin içerisinde iyi bir peri yaşar; ev ayrıca Zeus’un koruması altındadır.

Baba evde rahip yerini tutar. Her yemekte ailenin, bir yılana benzetilen perisi babanın şerefine saf şarap saçısı yapar. Atalara saygılar sunar. Çocuğu baba tek başına tanır ve onu mahallenin nüfusuna bildirmeyi tek başına kararlaştırır. Baba çocuğu reddetmek yetkisine de sahiptir. Bu durumda bebek, sabahleyin birinin onu alması için genellikle bir tapınağın önüne bırakılır.

Kadının kısırlığı ya da zinası nedeniyle boşanılabilir. Öyle sanılıyor ki M.Ö. IV. yy.da çok sayıda Atinalının meşru karısından başka bir de nikâhsız karısı bulunuyordu.

Kaynak

ESTIN, C. – LAPORTE, H., Yunan ve Roma Mitolojisi, Ankara, 2002.

Fotoğraf

Yazının Etiketleri: , , , , , , , , , , , , , , , , ,

15′inci yy.ın en önemli yapılarından biri Mahmutpaşa Külliyesi.. İstanbul’un fethinden sonra yapılan ilk büyük vezir külliyesi.. Bahçesinde, kırık, üst üste konulmuş mezar taşları, bakımsızlıktan yavaş yavaş yok olan bir tarih, geçmiş..
 
Mahmutpaşa Camii’nin su almasını engellemek için yapılan çalışmalar yarım kalınca, külliye içindeki mezarlar da kendi hallerine bırakılmış. Hal böyle olunca bu bakımsızlığı görmemek mümkün olmuyor. Namaz için camiye gelen esnaf da bu bakımsızlığın şahidi.
 
Ağır işleyen bürokrasi, külliyenin bu halden kurtarılmasının önündeki en büyük engel. Çünkü aradan 2 yıl geçmesine rağmen hala koruma kurulundan izin çıkmadı. Tüm taşları kayıt altına alan Vakıflar Bölge Müdürlüğü yetkilileri ise, durumun abartıldığı görüşünde.

Tek çare, caminin restorasyonu için onay alınmasında. Onay geldiğinde mezarlar da elden geçirilecek. Yine bürokrasiye yenik düşen bir tarih, çaresizce sonunun ne olacağını bekleyecek.

Kaynak

Yazının Etiketleri: , , , , , , ,